Derin Öğrenme – Kovid mağduriyeti yaşanan bir dönemi geride bıraktık. Çok değil, 2 yıl önce yaşanan tartışmaları hatırlayın! Okulların belirsizlik yaşadığı yıllardı. Eğitimi kurtaran ve yıldızı parlayan öğrenme yöntemi “çevrimiçi” veya “uzaktan eğitim” oldu. Kovid döneminde durumu konjonktürel gören eğitimciler Kovid sonrası bu sistemi terk etmediler. Önce yavaştan kabullenmeye, sonra daha sık ve daha amaçlı bir şekilde kullanarak uzaktan eğitimin kurtarıcılığına bir kez daha sığındılar. En azından karma (Hybrid) epitome “hamamın namusunu kurtarmaya” çalıştılar.
Kovid sonrası 2 yıldan bu yana, okullar uzaktan eğitimi terk etmiş değiller. Etmeleri de beklenmiyor. Uzaktan eğitimi yüz yüze eğitimin bıraktığı boşlukları dorldurmada kullanıyorlar ve buna devam edecekler gibi görünüyor.
Artı; klasik, yüz yüze eğitim modeli üzerine gelen uzaktan eğitim modelinin uygulanması daha da artacak. Bu artış varsayımı üzerinden biz de bu yazıda, öğretmenlerin öğretimi ve öğrenimi kolaylaştırmak ve daha öğretici bir öğrenme ortamı hazırlayabilmek için hem çevrimiçi hem yüz yüze kullanabilecekleri üç stratejiden söz etmek istiyorum:
-
Hatırlama (Bilgiyi geri getirme) uygulaması
-
Detaylandırma uygulaması
-
Kavram haritalama uygulaması
Strateji #1: Hatırlama Uygulaması
Derin Öğrenme – Beyindeki bilgiye erişim pratiği, bilgiyi hafızaya alırken, onu yeniden nasıl hatırlayacağımıza odaklanan bir öğrenme stratejisidir. Bu strateji üç temel bileşenden oluşmaktadır: Öğrenme aralığı, sistematik tekrar ve geri bildirim odaklı bir üst biliştir. Kaynak
Beyindeki bilgiye erişim ve hatırlama uygulaması, öğrencinin öğrendiklerini yazmaya, anlatmaya veya çizmeye zorlandığı bir durumdur. Bu özellikle hatırlanması kolay olmayan kavramlar için yararlı olabilir. Hatırlama süreci hafızanızı güçlendirmeye yardımcı olacaktır. Ayrıca, bildiklerinizi ve bilmediklerinizi tanımlama gibi ek avantajlara da sahipsiniz.
Aslında adını bilmeseler de öğretmenler bu stratejiyi sınıflarında kullanıyorlar; belki siz de bunlardan birisisinizdir.
Şimdi bu strateji irdeleyelim:
- Konu planlamasında ilgili soruları önceden hazırlayın. Konuyu işlerken de konu bitiminde de konuyu hatırlamalarını bu sorularla hem ölçün, hem pekiştirmiş olursunuz. İkili grup çalışmasıyla aynı cevapları paylaşabilirler; tek başlarına veya gruplar halinde doğru cevapları arayabilirler.
- Bir bilgi sayfası kullanın. Öğrencilerden sorunuzla (veya konuyla) ilgili hatırladıkları her şeyi bir kağıda yazmalarını isteyin. Burada durabilir veya öğrencilerin birbirlerinin kağıtlarındaki boşlukları, benzerlikleri ve farklılıkları bulmak için çalışmalarını karşılaştırmalarını sağlayabilirsiniz.
Strateji #2: Detaylandırma
Derin Öğrenme – Detaylandırma ayrıntılı sorgulama olarak da bilinir; beynimizin birden çok kavramı tek bir merkezi fikre bağlamasına izin vererek bir kavramı daha ayrıntılı olacak şekilde genişletmeyi ifade eder.
Beyin hücresindeki bilginin, diğer bilgilerle iletişim kuran aksonları, bilgi nöronunda yeniden bir araya getirme eylemidir.
Öğrenirken, ne kadar çok bağlantı kurarsak, ilgili bilgileri hatırlama olasılığımız o kadar artar. Bu bağlantıların esprili, sıcak, samimi, içten, hatta uç örneklerle bezenmiş olması daha iyidir.
Bir kişiyi hatırlamak istiyorsanız ona, “Bana kendinizle ilgili eğlenceli bir şey söyleyin.” dediğinizde, öğreneceğiniz her malumat o kişiyi ilerideki karşılamalarınızda daha kolay hatırlatacaktır.
Sınıfta da durum böyledir. Bir öğrenme bağlamında detaylandırma, genellikle içerikle derinlemesine ilgilenmeyi gerektiren sorular sorarak yapılabilir. Bu nedenle, öğrencilerden bilgileri ezberlemelerini istemek yerine, doğru ve yanlış cevapları karşılaştırabilir ve karşılaştırabilirler. Bu yaklaşım o kadar basit ki muhtemelen sınıfınızda zaten kullanıyorsunuz.
İşte başlamanın iki yolu:
- Öğrencilerden aynı kavramın iki örneğini karşılaştırmalarını veya belirli örnekleri paylaşmalarını isteyin. Örneğin, yeniden kullanılabilir enerji kavramlarını ele alırken, “Rüzgar ve su enerjisi arasındaki üç benzerlik ve farklılık nedir?” Gibi sorular sorun. Bu soruları bir tartışma panosunda, kısa bir cevap isteminde veya çalışma sayfanızın düşünme bölümünü canlandırmak için kullanın.
- Öğrenciler konuyu kendilerine, arkadaşlarına, kardeşlerine veya ebeveyne yüksek sesle açıklayabilirler. Bunu bir yapboz gibi grup etkinliklerine de dahil edebilir veya öğrencilerin öğretmen olarak rol oynamasını ve konuyu sınıfa açıklamasını sağlayabilirsiniz.
Öğrenciler bir konu hakkında okurken kendilerini kaydedebilir ve ardından “Bu konuyu hayatımda nasıl uygularım?” Gibi soruları yanıtlayabilir. Daha fazla yapı iskelesine ihtiyaç duyan daha genç öğrenciler için, “Her gün enerjiyi nasıl tüketirim?” Gibi daha hedefli bir soru sorabilirsiniz.
Strateji #3: Kavram Haritalama
Derin Öğrenme – Kavram haritalama, kişinin kavramlar arasındaki ilişkileri belirli bir örgüde çizmesidir. Bunu yaparken hatırlama ve detaylandırma stratejilerini birleştirir. Böylece öğrendiği ve beyin hücrelerinde depoladığı bilgiyi kapsamlı bir şekilde hatırlamayı sağlamasıdır.
Bir kavram haritası genellikle en az iki kavram (isimler), bir ilişki (fiil veya kısa açıklama) ve kavramları birbirine bağlayan bir yön oku içerir.
Haritayı okurken mini cümleler oluşturuyoruz. Örneğin, bakteriler hakkında detay öğrenen bir öğrenci, belirli bakteri türleri (“Helicobacter pylori “) veya onları tanımlama yolları (“tek hücreli organizma”) gibi ilgili fikirleri içeren bir kavram haritası oluşturabilir.
Kavram Haritalarının İncelenmesi ve Oluşturulması: Bir Meta Analiz Çalışmasını buradan inceleyebilirsiniz.
Bu düzen, öğrencilerin kavramlar arasındaki ilişkilere ek olarak ne bildiklerini ve boşlukların nerede olduğunu belirlemelerine olanak tanır.
Bu strateji, kavramları unutmak için ezberlemekten daha üstündür. Çünkü öğrencileri bir konu içinde daha zengin, daha anlamlı bağlantılar kurmaya teşvik etmektedir.
Kavram haritaları, öğrencilerin farklı kavramlar arasındaki ilişkileri belirlemelerine yardımcı olabilir.
Kavram Haritalama Nasıl Yapılır?
Kavram haritalamasında eğitmenin öğrencilere belirli bir yol gösterici soru sunmasıyla başlayan altı aşama vardır.
- Odaklanma aşaması: Öğrencilere, mevcut konuyla ilgili bir oru verilir. Sözgelimi “buhar nasıl oluşur?” gibi.
- Beyin fırtınası aşaması (beyindeki bilgiye erişim pratiğinden yararlanarak): Öğrenciler, yönlendirici soruya yanıt olarak, akıllarına gelen tüm kavram ve fikirleri yazarak bir kavram dökümü yaparlar.
- Organizasyon aşaması (detaylandırma): Öğrenciler ürettikleri kavramları gözden geçirirler ve soruya uygun olmayanları elerler. Bir de kavramları seçerken kendilerine “Bu kavramlar nasıl bağlantılıdır?” sorusunu sorarak cevap ararlar.
- Tasarım aşaması: Sıra çizime geldi: Öğrenciler, kavradıkları ve ürettikleri kavramları yön okları kullanarak bir haritalama yaparlar. Haritanın en üstünde, konunun ana fikirlerini yazarak başlayabilir ve ardından kelimeleri birbirine bağlamaya başlayabilirler.
- İlişkilendirme aşaması: Okları bu açıklamalarla etiketleyerek kavram haritasının ilk taslağını tamamlarlar. Örneğin, “buhar” ve “su” kelimeleriyle başlarlarsa, ikisini bir okla birleştirebilirler. Bu, öğrencileri farklı fikirler arasındaki ilişkiler hakkında düşünmeye teşvik eder.
- Gözden geçirme aşaması: Kusursuz bir kavram haritası yoktur. Öğrencilere, anlayışlarına göre haritayı yeniden olşturm ve güncelleme fırsatı verin.
Son bir ipucu: Kavram haritaları ilk çıktığında çok popülerdi. Ancak şimdi bu geride kaldı. Çünkü şimdi Beyin haritaları ve Zihin Haritaları daha faydalı sonuçlar veren, öğrenmeyi oldukça kolaylaştıran unsurlar içermektedir.
Mesela kavram haritalamada görsel yokken, beyin veya zihin haritalamada görsellik önemlidir. Beynin sol yarım küresini harekete geçiren kavram haritasına karşın, zihin/beyin haritalama hem sol lobu hem sağ lobu aktive ettiği için öğrenme, hatırlamada ve derinleştirmede oldukça daha uygun bir yöntemdir. Ancak kavram haritalama, görselleştirilmesi zor olan kavramlarda kullanılabilir.