BaşarıMotivasyonÖğrenme ve EğitimPsikoloji

Henüz Psikolojisi Nedir – Çabayı Övmek Neden Önemlidir?

Henüz Psikolojisi Nedir – Çabayı övmek neden önemlidir? Başarıda “henüz” psikolojisinin yeri nedir? İyimser misiniz? Hayata olumlu bakmayı ve olumlu düşünmeyi tercih ediyor musunuz? Defalarca denediğiniz ve olumlu sonuçlar elde edemediğiniz halde, hâlâ içinizde bir umut taşıyor musunuz? Gerçekleşmeyen amaçlarınız için kendinize “henüz değil” diyebiliyor musunuz? Cevabınız “henüz değil” ise işte bu deneme türü yazı tam size göre.

“Henüz Değil” Cümlesinin Hikâyesi

ABD’nin Chicago kentindeki bir lisede, öğrencilerin sınıf geçmek veya mezun olmak için belirli sayıda dersi geçmesi gerekiyor. Bu bütün ülkelerde üç aşağı beş yukarı böyledir. Ülkemizde de öyledir. Ancak bu lisede öğrencilerin karnelerinde, geçemedikleri zayıf olan derslere rakamsal not yazmak yerine, şunu yazıyorlar: ”Henüz değil.”

Ben de böyle bir yaklaşımı önce kafamda sonra bu yazıda kurcalamaya ve düşünmeye karar verdim. Neden “Henüz Değil” yazıyorlar? Pekâlâ, “Kaldı” veya “Başarısız” türünden kelimeler yazılabilirdi.

Bu düşüncem beni “Henüz değil” cümlesini irdelemeye diğer muhtemel yazılacak kelime veya cümleleri düşünmeye zorladı.

Sözgelimi, “Kaldı”, “Başarısız” gibi kelimelerin vermiş olduğu ağır psikolojik travmayı eğitimciler veya anne-babalar anlayabilirler. Çünkü kalırsanız “Ben ümitsiz vakayım”, “Bak, başaramıyorum!” diye düşünürsünüz. Daha doğrusu böyle düşünmeye zorlanırsınız. “Benden ne köy olur ne kasaba” kötümserliğine yakalanır, psikolojik travma bile geçirebilirsiniz.

“Henüz Değil” in Sırları Nelerdir?

Eğer, “henüz değil” notunu alırsanız, şu ana kadar gerçekleşmemiş olan bir başarıyı kısa zaman içinde gösterilecek bir çaba ile elde etme şansınız var demektir. Dahası, karşınızda, gelecekte bir yerlerde olmanızın beklentisi içinde olan bir okul ve bir eğitimci grubu var demektir. Bu sizin başarınıza olan inancın ve güvenin devam ettiğini, aynı zamanda bu, başarının sizin ellerinizde olduğunun mesajını vermektedir.

Eğer ”Henüz değil.” notunu alırsanız, hâlâ öğrenme eğrisi üstünde olduğunuzu anlarsınız. Bu size, geleceğe doğru bir yol açar. (Öğrenme Eğrisi ile ilgili yazıyı okuyunuz: www.kisiselgelisim.com) Öğrenme eğrisi üzerinde olmak ne demek? Linkteki yazıyı okuyunca da göreceksiniz ki, öğrenme-çaba ilişkisinde yavaş başlayan öğrenme, daha fazla emek, çaba ve doğru yöntemle birleştiğinde kısa sürede çok büyük sonuç almaya yarayan bir çaba ölçerdir.

”Henüz değil” yaklaşımı aslında bir hayat felsefesinin iki kelimede özeti gibidir. Hatta Anadolu’da güzel bir yaklaşım vardır: “Vakti saati gelmemiş!” Böyle bir motivasyon, başarısızlık kalıpları içinde hiçbir öğrenciyi yalnız bırakmaz. Onu başarıya doğru iter. Çocuklarda, zorluklarla ve sorunlarla başa çıkma becerilerini geliştirir.  Unutmayalım ki, öğrencinin en büyük motivasyonu ona duyulan güvende gizlidir.

Okullarda öğrenciye pozitif bir şekilde olumlu duygularla yaklaşan öğretmenler, öğrencilerine öğrenme dinamizmi aşılarlar. Bu durum hiç de kolay değildir. Ama çoğu öğretmen şöyle söyler: ”Zorluğu severim!”  Bu zorluğun üstesinden gelmenin en klas yolu “henüz değil!” cümlesiyle vurgulanan “Seni takdir ediyorum, biraz daha çaba göster, başaracaksın. Belki zaferin bir adım sonra.” gibi mesajlardır.

Kendisine böyle yaklaşılan bir öğrenci sizce nasıl davranır?

müzik - frekans + eğitim - öğrenme - konsantrasyon

“Henüz” ün Gücü

“Henüz değil”, yaklaşımının sırrı öğrencilerde parlamalıdır. Öğrenciler çoğu kere kalabalık psikolojisi içerisinde henüz değil’e karşı direnebilir; gurur yapabilir. Bu, takdir edildiğinde de öğrencilere yaklaşımınızın esası olmalıdır. Öğrenciyi övgü dolu sözlerle motive ederken de onun çabasını övmek gerekir. Çünkü “henüz değil” yaklaşımı da zaten kişisel bir olumsuzluk geri bildirmiyor, öğrenme eğrisindeki çabanın yükünü artırmayı amaçlıyor.

Bilim insanları, öğrencilerin zorluktan kolaylıkla kaçmaya eğilimli olduklarını, bir hata ile karşılaştıkları zamanlarda beyinlerindeki elektriksel aktivitelerde bir hareketlenme olmadığını gözlemlemişlerdir. Özellikle hatadan kaçma ve hatayı düzeltmede herhangi bir eylem gözlemlenmiyor.

Oysa bilim insanları, gelişme zihniyetine ve yeteneklerinin geliştirilebileceği fikrine sahip öğrencilerin hata çözmede beyinlerindeki aktivitelerin arttığını, nöronlar arasında derin bağlar kurduklarını gözlemlemişlerdir. Beyinleri “Henüz değil.” demenin ateşiyle yanıyor. Çok derin bağlar kuruyorlar. Hatayı işliyor ve ondan ders alıp onu düzeltiyorlar.

Çocuklarımızı nasıl yetiştiriyoruz? Onlara başarmaları için zaman tanıyan “henüz” yerine beklenti çıtasını yükseltip herhangi bir fırsat tanımadan “şimdi” için mi yetiştiriyoruz? Notları 100 olma takıntısı olan çocuklar mı yetiştiriyoruz? Büyük hayaller kurmayı bilmeyen çocuklar mı yetiştiriyoruz? Onların en büyük hedefi bir sonraki sınavda 100 almaları mı? Yoksa öğrenme ihtiyaçlarını karşılamaları mı?

Piyasada işverenlerle yapılmış röportajlar okuyorum. Çoğunun şikayeti var. Kısa vadeli hedefleri olan ve ödülsüz yaşamayı ayıp sayan genç çalışanlarla dolu bir nesil yetiştirdik, diyorlar.

Peki ne yapabiliriz?

“Henüz”e ulaşan köprüyü nasıl kurabiliriz?

Henüz Psikolojisi

Henüz psikolojisi için işte yapabileceklerimizin bazıları…

Öncelikle, zeka ya da yeteneği övmeden çaba ve gayreti bilgece övebiliriz. Onların çabalarını, stratejilerini, odaklanmalarını, azmini övün; onların gelişimini övün. Süreci övmek, daha atılgan ve daha dirençli nesiller yetiştirmek demektir.

Daha çok çaba, daha fazla strateji, daha uzun uğraş süreleri ve çok zor sorularla karşılaştıklarında çocukların daha çok azim gösterdiklerini gördük. Sadece ”henüz” ve ”henüz değil” kelimelerinin çocuklara daha fazla güven verdiğini geleceklerine bir köprü kurduğunu gördük ki bu daha büyük bir devamlılık sağlıyor.

Aslında konu tamamen “henüz psikolojisi” kapsamındadır ve öğrencilerin zihniyetlerini değiştirebiliriz. Onlara yeni ve zor bir şey öğretmek için kendilerini rahat ettikleri alanın dışına çıkmaya zorlamadan, beyinlerindeki nöronların yeni ve daha güçlü bağlar kurduğunu öğretmeliyiz.

Eğitimciler gelişme zihniyetinin olduğu, “henüz”e dayalı sınıflar oluşturduklarında öğrenciler arasındaki pek çok boşluklar ve farklılıklar ortadan kalkacaktır.

Eğer henüz’ün yüklediği anlamda değil de “şimdi” başarıyı beklerseniz, çaba ve zorluk onlara kendilerini aptal gibi hissettirir ve vazgeçmek istemelerine sebep olabilir. Fakat çaba ve zorluk, onların nöronlarının yeni ve daha güçlü bağlar kurmalarını sağlıyor. İşte o zaman daha akıllı oluyorlar.

Çocuklar yeteneklerinin böylesine büyük gelişimlere açık olduğunu öğrendiklerinde, o gelişmeyi oluşturmak için “henüz” kelimesinin sırrına erip, elde edecekleri başarı motivasyonuyla bir hayat felsefesine sahip olacaklardır.

“Henüz” bir beklentidir.

“Henüz” bir umuttur.

“Henüz” bir sevdadır.

“Henüz” bir başarıdır.

“Henüz” bir gelecektir.

Anzan Nöro Aritmetik

Başa dön tuşu